OSLO

OSLO

Norveç …

O kadar çok Norveç’e gidelim demiştim ki gerçekleşmemesi mümkün değildi. O gün geldiğinde ben heyecandan ölmek üzereydim. Avrupa’nın en kuzeyine gidiyorduk, hem en merak ettiğim ülkeyi hem de şansımız yaver giderse meşhur kuzey ışıklarını  görecektik. Şu an bu yazıyı yazarken bir daha ki seferin hayalini kuruyorum. Batı Norveç’i ve kuzey ışıklarını tekrar görmek için yine gideceğiz, inanıyorum 🙂 

img_2566-min
Ulaşım:

Pegasus Airlines’ın Oslo’ya uçmaya başlayacağını duyduğumuzda hemen biletleri almaya karar verdik. Çünkü bir çok havayolu firmasına göre hem ucuz hem de yeni sefer olduğu için ekstra indirimliydi. Biz tercihimizi Oslo gidiş Stokholm dönüşten yana kullandık ve toplamda iki kişi için gidiş-dönüş 600 tl civarında bir ücret ödedik.

İstanbul’dan Oslo’ya 5 Kasım gecesi 21:45’de uçtuk. Vardığımızda Havaalanı bomboştu. Sabaha kadar havaalanında konakladık. Çünkü başka bir uçuşumuz daha vardı. Tromso  🙂

Gelelim şehir içi ulaşıma. Oslo’da en uygun seçenek Oslo Pass almaktı. 24-48-72 saatlik alabileceğimiz bu kartla hem bir çok müzede, restaurantta indirim kazandık, hem de gün boyu her türlü şehir içi ulaşımdan bedava yararlandık. Oslo Pass’i biz 24 saatlik aldık ve bir kişi için 320 Norveç Kronu (nok) yani yaklaşık 32 euro kadar ödedik.

Oslo Pass’i Oslo’nun ana tren istasyonu olan Oslo S’te bulabilirsiniz.

Konaklama:

Oslo’da sadece bir gece kalacaktık. Otel araştırmasını biletlerimizi aldıktan hemen sonra booking.com üzerinden gerçekleştirdik. Erken rezervasyon yapmak her zaman daha avantajlı olduğu için de otellerimizi ayarladık.

Oslo’da Comfort Hotel Borsparken’da konakladık. İki kişi için kahvaltı dahil 799 Nok (80 euro) ödedik.

Otelin odaları küçüktü, ama yeri çok iyiydi. Hemen Oslo Opera House’ın yanındaydı. Her yere yürüme mesafesindeydi. Kahvaltıları da bir çok ülkenin kahvaltısına göre çok çok iyiydi. Otelde genelde gençler konaklıyordu. Lobide kullanmak için bilgisayarlar, kahve makineleri vardı. Bavullarımızı da bizim için uçuş saatine kadar bavul odasında ücretsiz sakladılar. Biz odalar küçük olsa da memnun kaldık.

Ne Yenir, Ne İçilir:

Musluktan akan suyu gönül rahatlığıyla içebilirsiniz. Yanınızda termos ya da şişe götürmeniz iyi olabilir, bunun için para vermek istemezsiniz diye düşünüyoruz. Biz kahvaltımızı otelde yaptık. Onun dışında bir akşam Hard Rock Cafe’de yemek yedik. Normalde pahalı bir yer olmasına rağmen Oslo’da Hard Rock biraz ucuz kalmıştı. (artık siz düşünün gerisini) Biz somon yedik, çünkü dışarıda somon için çok seçenek bulamadık. Gayet lezzetli ve doyurucu bir menüye iki kişi birer içecekle beraber yaklaşık 600 Nok  (60 euro) ödedik.

Karl’s Johan Gate’in girişinde bulunan TGI Friday’s de gezmeye ara vererek dinlenirken bir şeyler içebilirsiniz. Bir diğer önerimizde burgerleri harika olan Max Burger. Biz sanırım Max’de iki kere yedik. Stockholm ve Oslo’da. Yine gitsek yine yeriz 🙂 Namını Türkiye’den duymuştuk. Görünce kaçırmadık. İyi ki yemişiz.

Oslo’da Gezdiğimiz Yerler:

Oslo Opera Binası: Şehrin simgesi diyebiliriz. Oslo tren istasyonundan şehre giriş yapıyorsanız ilk göreceğiniz, dışarıdan baktığınızda bembeyaz, mimarisi ile sizi büyüleyen, görünüşü buz kütlesini andıran bir yapı Operahuset. Hele bir de gün batımına yakınsa, güneş ışıklarının binaya yansımasını izlemelisiniz. Binanın üzerinde bir tur atmanızı ve içini de gezmenizi öneririz. Giriş ücretsiz.

img_4545-min

img_2576-min

Karl Johans Gate: Oslo tren istasyonu ile Kraliyet Sarayı’nın arasında kalan ünlü bir cadde burası. Belediye binası, bir çok müze, Ulusal Tiyatro yine bu cadde üzerinde. Bir şeyler yiyip içebileceğiniz veya alışveriş yapabileceğiniz yerlerde mevcut.

Akershus Kalesi: Kale bahçesinde gezebilir, bahçesindeki cafeden sıcak şarap ya da sıcak çikolata içerek içinizi ısıtabilirsiniz. Kale Oslo’nun kıyısında yüksek bir alanda. Burdan hemen karşı tarafında olan Aker Byrgge bölgesini gözleyebilirsiniz. Aker Brygge’de bir çok lüks restaurant ve kafeler mevcut. Belki burayı da gezebilirsiniz.

img_2785-min

img_2784-min

Viking Gemi Müzesi: Bu müze bizim en merak ettiğimiz yerdi. Tarihten bugüne ulaşmış 3 adet Viking gemisini burada görebilirsiniz. Biz Oslo Pass’imizle ücretsiz girdik.

img_2615-min

img_2885-min

img_2884-min

Norsk Folkemuseum: Norveç kültürünü yansıtan evlerin sergilendiği bir açık hava müzesi burası.Yaklaşık 150 tane ev görebilirsiniz. İçinde Borgund Kilisesinin bir örneğini de bulabilirsiniz. En görkemli yapı bana göre buydu. Bazı evlerin içini de gezebiliyorsunuz. Buraya da giriş Oslo Pass ile ücretsiz. Bizce gidin güzel bir deneyim olabilir. Kendinizi o evlerde yaşıyorken hayal edeceğinizi garanti ediyoruz. Viking gemi müzesine yakın mesafede. Yürüyerek gidilebilir.

img_2901-min

img_2659-min

img_2920-min

img_2666-min

Vigeland Sculpture Park / Frogner Park: Biz parka hava kararmaya yakın gidebildik ve heykelleri görebilmek adına hızlı turlamak zorunda kaldık. Norveçli heykeltıraş Gustav Vigeland’ın yapmış olduğu 212 heykelin bulunduğu bu parkta keyifli zaman geçirebilirsiniz. Çırılçıplak heykellerin sergilendiği alanın yanı sıra yemyeşil bahçelerde dolaşıp oturabilirsiniz. En ünlü heykeli ağlayan çocuk, ancak o kadar güzel heykel var ki neden bu demekten alıkoyamıyor insan kendini. Bu parka giriş ücretsiz.

img_2956-min

img_2959-min

img_2962-min

img_2741-min

Aker Selva Nehri: Biz Kasım ayında gittiğimiz için ağaçlar sararmıştı ve yere yapraklar yağıyordu. Dökülen yapraklara basa basa nehir kenarında yürümek çok güzeldi.

img_2862-min

img_3135-min

Grunerlokka: Aker Selva nehrinin kenarında bir mahalle Grunerlokka. Eski fabrikalar şimdilerde bara dönüşmüş. Bir çok butik, cafe ve bar görebilirsiniz bu bölgede. Gece eğlenmek için de tercih edilebilir. Aklıma şu an Bla geliyor. En ünlüsü de bu sanırım. Gittiğinizde her yerde grafitiler görecek bol bol fotoğraf çekeceksiniz. Rengarenk bir mahalle burası. Bence görülmeli. Sokağın ortasında kocaman bir avize görüyorsanız doğru yerdesiniz 🙂

img_4261-min

img_6086-min

img_2823-min

Damstredet: Norveç deyince aklımıza gelen o tek katlı ahşap ve rengarenk evleri görebileceğiniz bir sokak burası. Oslo’nun modern yapısının yanında artık biraz da o fotoğraflardaki evlerden görelim diyorsanız Grunerlokka’ya gittiğinizde yarım saatinizi ayırabilirsiniz.

img_3106-min

img_2850-min

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir